Neler yeni

Güven Duyma ve Sorumluluk

Meltem Hoca

Kayıtlı Üye
Katılım
19 Eyl 2011
Mesajlar
1,090
Beğeniler
4
#1
Güven duyma – “Güven bana!”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Kimlere güveniriz?

-Bu insanlar güvenimizi nasıl kazandı?

-Bir insana güvenmemiz için neler gereklidir?

-Güvendiğimiz insanların yanında kendimizi nasıl hissederiz? Neden?

-“Henüz” güvenimizi kazanmamış insanların yanında nasıl davranırız?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-Onlara verdiğimiz sözleri tutarak “Güven bana!” cümlesinin altını doldurduk.

-Güvenlik çemberi oyunu: Ebeden kaçıp arkadaşlarımızın oluşturduğu güvenlik çemberine sığınınca koruma altında olduk ve ebelenmekten kurtulduk. Her çocuk kendisi için güvenlik çemberini oluşturacak arkadaşlarını kendisi seçti.

(Dikkat! Çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için “hiç kimseye güvenmemelerini” salık vermek onlar için bir “güvenlik alanı” oluşturabilir. Ama bu “güvensiz tutum” da, “güvensiz bir kişiliğin” temellerini oluşturur. )



Güvenilir olma – “Sana güveniyorum.”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Sorumluluk nedir?

-Sorumluluklarımızı yerine getirmek bize ne kazandırır?

-Sorumluluklarımızı yerine getirmemek bize ne kaybettirir?

-Nasıl güvenilir bir insan olabiliriz?

-Güven kazanmak için nasıl davranmalıyız?

-Güven kaybetmemek için nasıl davranmalıyız?

-Güvenilir olmak bize ne kazandırır?

-Kendiliğinden sorumluluk almak nedir?

-Karar almak nedir?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-Her çocuğumuza ağırlık derecesi değişen sorumluluklar verildi. Sorumluluklarını yerine getirdiklerinde çeşitli haklar kazandılar. Sorumluluklarını yerine getirmediklerinde söz konusu haklarından feragat etmiş oldular.

-Sorumluluklarını yerine getirmenin güven kazandıracağını hissettirdik:

“Işıkları söndürmeyi unutmayacağın konusunda sana güveniyorum, artık bu işin sorumluluğunu sen üstlenebilirsin.”

“Kütüphaneden aldığın kitabı zamanında geri getireceğin konusunda sana güveniyorum.

Kütüphaneyi kurallarına uygun kullandığın için ben de bir kitap hediye etmek istiyorum.”

-Kendi isteğiyle sorumluluk almanın saygınlık kazandıracağını hissettirdik:

“Kalemleri toplayacağını biliyordum. Bu beni çok mutlu ediyor. Hepimiz bu nedenle Kerem’e

teşekkür edelim mi?”

-Karar almanın risk taşıdığı gibi özne olmak ve kendiliğinden sorumluluk almak fırsat yarattığına,

fırsatların da seçme şansı, başarı ve tatmin sağladığına dikkat çektik:

“İkindi kahvaltısında ne yiyeceğimizi kim seçmek ister? Çok güzel bir seçim, bunu hepimiz seviyoruz.”

“Okuma saati için hepimizin seveceği bir kitabı kim seçmek ister? Harika bir kitap, galiba bunu hiç okumamıştık değil mi?”

-Çocuklarımıza sanat atölyesinin tüm olanaklarını açtık. Yapacakları iş ve kullanacakları malzemeler

konusunda hiçbir sınır koymadık.

“Bu malzemelerle istediğin gibi bir etkinlik yapabilirsin. Çok güzel olacak. Etrafı kirletmemeye ve

özen göstermeye dikkat edeceğini biliyorum.”



Yardımlaşma – “Bana yardım eder misin?”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Sorumluluklarımızı yerine getirmemenin/getirememenin nedenleri nelerdir?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-Üstlendiğimiz sorumluluk yerine getirebileceğimizden büyükse onu gerçekleştiremeyebileceğimizi gördük. Ama bu bizim “güvenimizi” zedelememeliydi. Çünkü bu noktada yardım istemek veya yardım isteğine cevap vermek, tek başımıza gerçekleştiremeyeceğimiz bir sorumluluğu yerine getirmemizi sağlayacaktı. Bu nedenle bolca -ancak yardım alarak gerçekleştirilebilecek- sorumluluklar verdik veya sıkça yardım istedik. Ama gerektiğinde şunu vurguladık:

“Eminim bunu tek başına yapabilirsin.”

-Her çocuğa minicik bir bahçe ve bahçesine ekeceği bitkinin bakım sorumluluğunu verdik. Yardım

istediğinde ve bu gerçekten gerekli olduğunda yardımlaştık.

-Turp Yetiştiren Dede Oyunu



Dayanışma – “Beraber yapabiliriz.”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Bir şeyi “başarmak” mı önemlidir, “tek başına başarmak” mı?

-Acaba beraber yapabilir miyiz?

(Dikkat! Özgüven eksikliği gibi aşırı özgüven de olumsuz bir sonuçtur: Fazla ego! Birey yalnızca “kendi” başarısıyla değil “ortak” başarıyla da tatmin ve mutluluk yaşamalıdır. )



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-Yerine getirmediğimiz/getiremediğimiz sorumluklarımızı paylaşarak veya yardım alarak başarmaya çalıştık. Kazanamadığımız hakların bazısını böylece kazanmış olduk.

-İşbirliğinin sadece “sonuç”ta değil, “süreç”te de mutluluk verdiğini vurguladık:

“Bu seramiği seninle boyamak çok keyifliydi. Bunu tek başıma bitiremezdim…”

-Drama: Ortaya konulan ve tek bir çocuğun sürükleyemeyeceği bir nesneyi iki, üç,.. çocukla sürüklemeye çalıştık. Dramanın öznesi olan çocuğumuz yardım isteyeceği arkadaşlarını kendisi seçti.

-Sanat etkinliği: Ortak emekle büyük ölçekli seramik ve akrilik panolar yaptık.

-Proje etkinliği: Proje etkinliklerimizin tamamında ortak sorumluluk ve ortak emeğe önem verdik.



Başarı / Tatmin – “Harikasın… Başardın!”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Birşeyleri başarmak için neler gereklidir?

-Birşeyleri başarmayı neden isteriz?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-“Başarı”nın bir sonuç değil, süreç olduğunu vurguladık.

-Başarıyı ilişkili kavramlarla çerçevelemeye çalıştık. “Risk”, “Karar”, “Emek”, “Akıl”, “Yardımlaşma-

Dayanışma-İşbirliği”, “Tatmin”, “Mutluluk”, “Saygı”

-Başarıyla tamamladıkları her etkinliğin (matematik, anadil, sanat…) sonunda başardıklarını ve

bunun önemli bir sonuç olduğunu vurguladık:

“Harikasın… Başardın! Saymayı çok çabuk öğreniyorsun.”

-Drama ve oyunlar:

“Çok zor bir soru soracağım, cevabını kim bilebilir?”

“Ortaya çok ağır bir kutu koydum. Kaldırmayı kim deneyebilir?”

“İçinde ne olduğunu kim tahmin edebilir?”







Takdir / Onaylama - “Sen olmadan …….. yapamazdım.”

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Neleri çok iyi yaptığımızı düşünüyoruz?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

-Her çocuğumuza ortak yaşamla ilgili görevlerden birinin sorumluluğunu verdik: “Makas sorumlusu” Sorumluluk sahibini sorumluluğunu gerçekleştirebilmesi konusunda destekledik, kolaylaştırıcı olduk. Görevinin zorluğunu ve mutlaklığını vurguladık. Her çocuk kendi sorumluluğunun ne olduğunu biliyor ve arkadaşlarının da kendilerine ait birer sorumluluğu olduğunu biliyordu. Sorumluluk sahibi gereğince davrandığı durumlarda “Sen olmadan bunu yapamazdım.” diyerek, belli bir işin düzgünce devam etmesinin onun sayesinde olduğunu her seferinde belirttik.



Vurgulama Çok özelsin – Çok değerlisin.

S o r u l a r ı m ı z ş u n l a r d ı :

-Sorumluluklarımızı yerine getirmek ve bu nedenle güven duyulmak bize ne kazandırır?

-Yeteneklerimiz nelerdir? Hangi alanlarda başarılı olabiliriz?

-Sahip olduğumuz yetenekleri ve bilişsel olanakları iyi değerlendirmek bize ne kazandırır?



E t k i n l i k l e r i m i z ş u n l a r d ı :

- Ailelerden her çocuğumuz için neden özel ve değerli olduğunu ifade eden birer mektup istedik.

-Her çocuğumuzun birebir ölçülerde maketini yaptık. Bedenlerinin ham haldeki maketini istedikleri gibi biçimlendirdiler, süslediler, yüzlerini kendileri yaptılar (Ayna çalışması), kendi maketleri ile uğraşarak kendilerine emek verdiler. Maketlerin kalp yerine boş birer zarf yerleştirdiler. Mektuplar her çocuğa özel bir günde, çembere ve yüksek sesle okundu, mektubun öznesi olan ve çemberin ortasında oturan çocuğumuz hakkında öğretmenleri ve arkadaşları da görüşlerini söyledi ve mektuplar maketteki yerine konarak çalışma tamamlandı.

Bülten

“Güven, Sorumluluk ve Özgüven” konulu bir bülten hazırlayarak ailelerimize dağıttık.



_Öyküm Anaokulları' ndan alınmıştır. Teşekkürler._
 

Emel Hoca

Kayıtlı Üye
Katılım
13 Eki 2011
Mesajlar
2,987
Beğeniler
6
#2
Dikkat! Çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için “hiç kimseye güvenmemelerini” salık vermek onlar için bir “güvenlik alanı” oluşturabilir. Ama bu “güvensiz tutum” da, “güvensiz bir kişiliğin” temellerini oluşturur. )



Kesinlikle katılıyorum. Üstelik çocuklarda ''konuşmama''ya sebep olabiliyor.

-Tanımadığın kimseden birşey alma, onunla konuşma, sakın onunla bir yere gitme...

Biz çevreye güvenmedikçe, çocuklarımız da herşeye şüphe ile bakıyor. işte bu yüzden eski değerlerimize kavuşmamız son derece önemli. Bu da çocukların dışında ailelere vereceğimiz seminerlere de bağlı. Sonuçta çocuklarına güvensiz ortamı sağlayan, yine ebevynler.:(
 

kayra47

Yeni Üye
Katılım
14 Kas 2011
Mesajlar
1
Beğeniler
0
#3
emel hocam yaşayan değerler eğitimini nasıl uyguluyorsunuz biraz bilgi alabilir miyim
 

Emel Hoca

Kayıtlı Üye
Katılım
13 Eki 2011
Mesajlar
2,987
Beğeniler
6
#5
Kayra47 ve defdeft öğretmenlerim,


//www.onceokuloncesi.com/emel-hocadan-planlar-f266.html


Planlarımın içini inceleyerek bulabilirsiniz. ilk bakışta belki bulamayabilrsiniz.

Aralık ayı içinde Farklılıklara saygı eğitimi size fikir verecektir.

Ayrıca ''anahtar'' isimli planım da sorumluluk, telaş gibi değerler eğitimini ele alıyor.

Ekim ayı içiminde ise ''ailemdeki sorumluluklarım'' var. Bunların yanına Meltem öğretmenimin sorularını da eklerseniz harika bir uygulama olacaktır.

kolay gelsin.
 

Forum istatistikleri

Konular
18,790
Mesajlar
30,232
Kullanıcılar
27,854
Son üye
Mfbos
×