Neler yeni

İletişim 1

Emel Hoca

Kayıtlı Üye
Katılım
13 Eki 2011
Mesajlar
2,987
Beğeniler
6
#1
Çocukla iletişim
Çocuk eğitim rehberi
ana baba rehberi



‘’ÇOCUĞUM HEP KENDİ KONUŞSUN İSTİYOR, KONUŞMAMI BÖLÜYOR.’’



Çocuklarınızla etkili iletişim kurmanın yolu iyi bir dinleyici olup olmadığınızdan geçer. Bu yazı ile çocuklarınızı ne kadar dinlediğinizi değerlendirebilirsiniz.
Çocuklar ile iletişimimizde iyi niyetli oluşumuz ve ideallerimiz çatışma içindedir. Bunun nedeni, toplumsal olarak birbirimizi dinleme alışkanlığımızın yeterli olmamasından kaynaklanır. Birimiz konuşurken, diğerini dinlemek yerine, sözünü bölerek, karşımızdaki kişiye kendimiz bir şeyler anlatmak için çaba harcarız. Bu zayıf iletişim toplumumuzdaki birçok ailenin yaşam biçimidir.
Çocuğunuzun sizinle daha iyi iletişim kurabilmesi için sizin onu çok iyi dinlediğinize inanması gerekmektedir.
—Çocuğunuzla konuşur musunuz?
—Tabii konuşurum.
Bu konuşmanız genellikle eleştirme; kandırma, kınama, konferans çekme, sorgulama, öğüt verme, alay etme, suçlama içerebilir. Kızdığınız zamanlarda onu eğitmek adına yaptığınız atadan kalma yöntemler iletişimi güçlendirme yerine, zayıflatır. Bir yetişkin olarak çevrenizdeki kişilere duygularınızı anlattığınızda size öğüt vermesinden/akıl vermesinden, yanlış yapmış olduğunuzu yüzünüze vurmasından hoşlanır mısınız? İletişim kurmaya çalıştığınız kişi sizi rahatlatmak yerine, sizin daha mı çok öfkelenmenize yol açar?
Bir şeylerden tedirgin olduğunuzu düşünün. Bazen yalnız kalmak isteyebilirsiniz. Bazen de dertleşmek isteği duyarsınız Arkadaşınızın sizi dinleyip, derdinize ortak olmasını, sizi anlamasını ve dertleşmeyi istemez misiniz? Çocukların da aynı anlayışı beklediklerini hiç düşündünüz mü?
Genellikle bize duygularımızı bastırmamız gerektiği öğretilmiştir. Oysa çocuklar, duygularını farklı yollarla açığa vururlar. İşte böyle durumlarda çocuklarımıza nasıl davranacağımızı bilemez, aldığımız tepkiler KARŞISINDA şaşırır farklı durumlara, farklı çözümler bulmaya çalışırız.
ACABA SİZ HANGİSİSİNİZ?
BAŞKOMUTAN: Bu anne-bana her şeyin kendi kontrolünde olmasını ister. Emirler, tehditler savurup, komutlar verir.
AHLAK HOCASI: Toplumsal yaptırımlar karşısında etki altında kalan aile tutumudur. Şunu yapmamalısın, Bu yapılmalı, gibi öğütler vererek, uygun davranışta kişilik geliştirmeye çalışırlar.
HER ŞEYİ BİLENLER: ‘’-Ben senden çok şey yaşadım, benim deneyimlerim var.’’ diyerek öğütler vererek, üstün olduklarını belirtirler.
YARGIÇ: Sürekli kendilerinin haklı, çocuğun haksız olduğunu kanıtlama çabasındadırlar.
ELEŞTİRMEN: Küçük düşürme, aşağılama, ad takma, yapılanı beğenmeme, kendisinin haklı olduğunu söyleme davranışı sergiler.
PSİKOLOG: Bu anne-babalar çok iyi niyetlidir. Çocuğu iyileştirmenin yolunu bulmak için bütün ayrıntıları öğrenmek ister. Teşhis koyar, analiz eder. Sorular sorar.
AVUTUCU: Anne-babalar; çocuklarının sırtlarını sıvazlayıcı davranışlarda bulunarak, bütün korku ve endişelerinin yanıtları geçiştirici sözlerde saklıdır. Avutucu rol üstlenen aileler iyi niyetle yaklaşarak çözüm bulduklarını, problemin ortadan kalktığını düşünürler.
Şimdi kendimizi tanıma zamanı. Siz başkomutan mısınız? Ahlak hocası mısınız? Her şeyi bilen misiniz? Yargıç mısınız? Eleştirmen misiniz? Psikolog musunuz? Avutucu musunuz?
ÇOCUKLARINIZA DİNLEMEYİ ÖĞRETEBİLMEK İÇİN, PEKİ! NASIL İYİ BİR DİNLEYİCİ OLABİLİRSİNİZ?
Kurmak istediğimiz iletişim karşılıklı saygıya dayalı ve dürüst olmalıdır.
Onları reddetmeden, eleştirilmeden korku duymadan duygu ve düşüncelerini açıklayabilecekleri bir ortam oluşturabilirsiniz.
Onlarla aynı düşüncede olmayabilirsiniz. Önemli olan onun duygularını anladığınızı ortaya koyabilmenizdir. Ses tonu, kullanılan cümle, onun seviyesine inerek gözlerinin içine bakarak ‘’seni dinliyorum’’ u belli eden duruş biçimi çok önemlidir. İyi dinleyicilik bazen konuşmayı, bazen de susmayı gerektirir.
ÇÖZÜMLEYİCİ DİNLEME: Kızmış, öfkelenmiş, canı yanmış birinin sağlıklı düşünmesi beklenemez. Anlayışlı bir dinleme ile çocuğun sinirlerini bozan problemi öğrenebiliriz.
Abla; yırtılmış/ çizilmiş/karalanmış kitap ile annesinin yanına geliyor. Ağlayarak ve öfkeli:
—Kardeşim kitabımı yırttı,
—Önemli değil, yenisini alırız. (AVUTUCU)
—Sana kaç defa kitabını ortada bırakma demedim mi? ( YARGIÇ)
—Eh… Her şey istediğimiz gibi olmaz. Yapacak bir şey yok. (TIKAYICI YANIT)
Verilen örneklerdeki davranış biçimleri klasik davranış yöntemlerimizdir. Oysa; çözümleyici dinleme:
—Kardeşin kitabını yırtınca çok üzülmüş olmalısın.
—Evet, çok üzüldüm. En çok sevdiğim kitabımdı.’’ Burada çocuğa ‘’seni anlıyorum, seni dinledim.’’ Mesajı ile ayna görevi görülür. Çözümleyici dinleme, çocuğumuzun duygularını ve düşüncelerini yansıtan açık mesajlar veren, onu yüreklendirmeye, konuşmaya teşvik eden cümlelerdir.
ÇOCUĞUMUN SÖZLERİNİ NEDEN AYNEN TEKRARLAMAM GEREKİYOR?
Çözümleyici dinleme, çocuğun sözlerinin papağan gibi tekrarlanması demek değildir. Çocuğunuzun duygularını anladığınızın belirtisidir.
Çocuklar bazen öfkeye kapılarak:
-Ondan nefret ediyorum!... diyerek doğrudan duygularını belli ederlerse de, çoğu zaman bunu beden dili, ses tonu ile de anlatabilirler.
—Arkadaşım bana çirkinsin.’’ dedi.
—Arkadaşının böyle söylemesi seni kırmış olmalı.
—Evet, kırıldım. Ben çirkin değilim.
‘’Çirkin’’ kelimesini söyleyen çocuğa:
—Arkadaşın ona çirkin dediğin için sana kırılmış.
—O da bana ‘’sen dörtgözsün’’ dedi.
—Seni anlıyorum, bu söz seni üzdüğü için, sen de onun üzülmesini istemiş olmalısın.
—Evet.
—Bundan sonra birbirimizi üzmemek için neler yapabileceğimiz konusunda kararlar alabiliriz.
Bu yanıtların papağan gibi olmadığına dikkat edin. Sözcüklerin içine yargı, suçlama, tehdit katılmamıştır. Sadece duygularını anladığımızın bir ifadesidir. Çocuğu sakinleştirecek, onun kendisini ifade etmesine fırsat veren ifadeler içermektedir.
ÇÖZÜMLEYİCİ DİNLEMEYİ İLK KEZ DUYAN ÇOCUĞUN TEPKİLERİ
İlk deneyiminizde şaşkın bir reaksiyon alabilirsiniz. Çocuk sizin sözleriniz karşısında:
—Evet, doğru.’’ Türünde bir yaklaşımda bulunup, yanınızdan uzaklaşabilir, ‘’öğretmenim gibi konuştun’’, diyebilir.
—Bu konu ile ilgili benimle konuşmak ister misin? Türünden bir cümle ile devam edebilirsiniz. Ya da hiç ilgilenmeden, başka bir fırsatın doğmasını bekleyebilirsiniz.
Önemli olan, çocuğun duygularını sizinle paylaşmasına zorlamamaktır. Israrcı olmak, güç kazanma yarışına dönüşebilir. Çocuğun sizin yardımınızı kabul etmesinde ya da reddetmesinde özgür olduğu unutulmamalıdır.
Çözümleyici dinlemeyi ‘’mükemmel şekilde yapmalıyım.’’ diye kendinizi zorlamak zorunda değilsiniz. İçtenlikle anlamaya yönelik girişimde bulunduysanız; ama onun duygularını yanlış değerlendirdiyseniz çocuk bunu size hemen hissettirecektir. Yeniden denemelisiniz. Çocuklar şimdiye kadar sizi bilinen yöntemlerle denemiş olduklarından, değişime ayak uydurmanız hem sizin, hem de çocuğunuz açısından zaman alacaktır.
‘’BEN KONUŞURKEN SÖZÜMÜ BÖLÜYOR’’
Eğer çocuğunuz sizinle iletişim kurmak istiyor, ‘’ben de buradayım, benimle de ilgilenin, ben de sizin konuşmanıza katılmak istiyorum’’ mesajları vermeye çalışıyor ise;
—Baban ile konuşmamız bitince seni dinleyebilirim.
—Annen ile konuşurken aynı anda seni dinlemem mümkün değil. Lütfen konuşmamızın bitmesini bekler misin?
—Sanırım sen de duygu ve düşüncelerini bizimle paylaşmak istiyorsun.
—Bu problemi seninle birkaç kez tartışmıştık. Sanırım sana yardım edemeyeceğim. Ama eminim ki sen bununla baş edebilirsin. ’’ gibi sözcükler kullanabiliriz.
Çocuğunuz ısrarcı tavırlarını sürdürüyorsa ona cevap vermeyin. Başka bir şeyle meşgul olabilir, konuyu değiştirebilirisiniz. Bu her ne kadar çocuğun canını sıkacaksa da, sonuçta sizin ortak bir problemi çözme çabasında olduğunuzu zaman içinde öğrenecektir.
ÇÖZÜMLEYİCİ DİNLEMEDE UYULACAK KURALLAR
1. İletişim dinleme ile başlar. Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini anladığınızı göstermeye çalışınız.
2. Etkili dinleyebilmek için, çocuğunuzun göz hizasında durunuz.
3. Eleştirmekten, tehditlerden, yargılamaktan, kıyaslamaktan, konferans vermekten, cezalandırmaktan ve alay etmekten kaçınınız.
4. Çocuğunuza en iyi arkadaşınıza davrandığınız gibi davranmaya özen gösteriniz.
5. Karşılıklı saygı, çocuğun duygularını kabullendiğinizin göstergesidir.
6. Çözümleyici dinleme, çocuğun duygularını, düşüncelerin duyarak ve bunu anlatarak çocuğun kendisini daha iyi görmesini sağlayacak bir ayna ile eş değerdedir.
7. Çocuğun duygu ve düşüncelerini belirtecek açık uçlu cevaplar vermeyi deneyiniz.
8. Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini görmezlikten gelen, tıkayıcı yanıtlardan sakınınız. Bu çocuğu işitmediğinizi ve anlamadığını belirteceğinden, sürekli aynı sözcüğü, siz duyuncaya kadar tekrarlama isteği duyacaktır.
9. Çocukların öğrenmesine izin vererek, kendi çözümlerini, yine kendilerinin bulacakları fırsatlar tanıyınız. Kendi düşüncelerinizi kabullenmesi için onu şartlandırıcı cümleler kurmaktan sakınınız.
Çözümleyici dinleme alışkanlığa dönüştüğünde, ikinci adım için hazırsınız demektir. İkinci adım, alternatifleri keşfetmektir.
Çocuklar genellikle sempatik bir yetişkinin desteği ile problemlerini kendileri çözebilirler. Çocuklara davranışlarının avantaj ve dezavantajlarını öğrenme fırsatı verirsek, karşılaştıkları problemlerle daha kolay başa çıkabileceklerdir.
Kaynakça: Gelişim ansiklopedisi fasikülleri 1996
09.09.2008
Emel ÖZDEMİR
Okul Öncesi Öğretmeni



Neslihan öğretmenim veli toplantılarında kullanılabilecek bu güzel sunumun için teşekkürler. :)

https://www.okuloncesi.net/dosya/uploads/8d3e0049686b0a27030b14c0211c8323.rar
 

Forum istatistikleri

Konular
18,859
Mesajlar
30,318
Kullanıcılar
27,852
Son üye
Mfbos
×