Neler yeni

Sahibinden Okuma Önerileri

Meltem Hoca

Kayıtlı Üye
Katılım
19 Eyl 2011
Mesajlar
1,090
Beğeniler
4
#1
Öyle zamanlar olur ki, masanızın üstü yığınla kitap dolu olur da eliniz hiçbirine uzanmak istemez. Sırayla elden geçirirsiniz kitapları… Kiminin üç sayfasını, kiminin beş sayfasını okur, kimini ise şöyle bir gözden geçirirsiniz. Nafile! Arada bir sıcaklık peydâ olmadıkça zihin direnir bu okumaya. Adını ne koyarsanız koyun bir işgaldir bu; kelime işgali, cümle işgali! Zihin kendisini bu muhataraya karşı korumak istedikçe; kelimeler, cümleler atağa geçer. Birden kitabı bırakıverirsiniz, zihin galip gelmiştir. İstemediği bir deneyimi zorlu bir direnişle de olsa püskürtebilmiştir.



Tam da böyle zamanlar için okuma önerileri biriktiririm ben. Adını da Sahibinden Okuma Önerileri koydum. Sahibinden, temiz okuma önerileri. Gün olur da elzem olurlar diye küçük kâğıtlara iliştiririm kitap ve yazar isimlerini… Bazen düşünüyorum da bir şişe içerisine bu önerilerden atıp denize de bırakmalı mıyım diye. Issız bir adada bu önerilere ihtiyaç duyacak birileri vardır mutlaka. Kendi kendime bu düşüncelerle meşgul olurken bu önerileri bir yazıya dönüştürmek aklıma geldi. Öyle ya internet denizden okyanustan farksız dedim. Kendini yapayalnız hissedip de bilgisayarı bir avuntu gören kişinin okyanus ortasındaki ıssız adaya düşen Robenson’dan bir farkı var mı acaba? Aksine, yalnızlıkların en beteri bu olsa gerek! Milyonların arasında yapayalnız kalmak, öksüz bir çocuk gibi… İşte okuma önerilerimi size bir reçete misali sunma gayem budur. Yalnızlığınıza bir hâldaş bulabilirsiniz satır aralarında yahut unutuverirsiniz yalnızlığınızı bir süreliğine olsa da.



Şiirle başlamak istiyorum önerilerime. Ne okuyacağına karar veremeyen ve dahi, zihnine sis misali yalnızlık çöken okuyucuya Hilmi YAVUZ’un Büyüsün Yaz! adlı şaheserini önereceğim. Hani doktorlar multivitamin verirler ya, tam da böyle bir şey. Kitapta toplu şiirleri var üstâdın; her duyguya, her ihtiyaca birebir.



Şiirle giderilemeyen okuma ihtiyacına şiir tadında bir önerim olacak. Yazılarını hep severek, kendimden bir şeyler bularak okuduğum Ali ÇOLAK ağabeyimin tüm kitapları bu kategoriye girer aslında. Ama bence Söz Işıldağı insanı günlük hayattan alıp götüren, insanın yüzünde belirgin bir tebessüm bırakan bir kitap. İddia ediyorum, uykudan önce bu kitaptan okuyacağınız bir deneme bile sabaha pozitif bir enerjiyle uyanmanıza yeter de artar bile. Biraz daha dozajı artırmak isteyenlere tebessümle tefekkürü bir arada sunan Ahmet Turan ALKAN hocamızı önermek yerinde olacaktır. Biz Böyle Güzeliz okundukça başa dönüp bir daha okunası bir kitap, demedi demeyin!



Yazı ilerledikçe hikâye ve roman tutkunlarının ya biz, ya biz? dediklerini duyar gibiyim. Endişe etmeyin, zor zamanlar için karaladığım küçük kağıtlarda sizlere de birkaç öneri var. Hikâyeseverlere önerim biraz klasik olacak, belki de biz onu okuduk çoktan diyecekler ama hikâye deyince Mustafa KUTLU aklıma geliyor. Chef hem farklı, hem roman tadında hem de sürükleyici bir hikâye. İkinci kez okunmasında bile bir sakınca yok. Gelelim roman önerisine, uzun zaman önce okuduğum ama hâlâ zihnimde kendine yer bulan bir roman: Aydınlık Kapı. Halide Nusret ZORLUTUNA’nın bulması zor olan bu romanı sıkı roman okurları tarafından rağbet görecektir diye düşünüyorum. Dünya edebiyatından ise Khaled Hosseini’nin Uçurtma Avcısı adlı romanını sizlere önermek istiyorum.



Tarih okumaları da kitapseverler tarafından farklı bir kategori olarak görülüyor. Kimi irdeleyerek kimi de notlar alarak yapıyor tarih okumaları. Farklı bir tarih kitabı okudum geçenlerde: Bizans’ın Son Günleri. Yunan Tarihçi Yannis KORDATOS’un bu eseri üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap. Tarihi romanlarıyla bize millet sevgisinin, tarih bilincinin ne olduğunu gösteren değerli büyüğüm Mehmet NİYAZİ ağabeyimin yeni romanı Plevne’yi de bu önerilere eklemek yerinde olacaktır. Balkan Savaşı’nı, Çanakkale’yi, Yemen’i bambaşka bir üslûpla anlatan üstâd şimdi Plevne’yi anlamak zamanı diyor. Ahmet TURGUT’un Kerbelâ acısını yüreklerimizde hissettirdiği Aşkın Şehidi adlı romanı da bir alternatif olarak düşünülmeli bence.



Sahibinden okuma önerilerini Fatih DUMAN’ın İlm-i Aşk’taki seslenişiyle bitirelim, hem son öneri hem de son söz olsun: “Aşk seni arıyor, ama bilmiyorsun ey kâri. Aşk olsun…”


Mehmet Önder Karacaoğu
 

Forum istatistikleri

Konular
18,827
Mesajlar
30,275
Kullanıcılar
27,852
Son üye
Mfbos
×