1. Sitemizin yazılımı değişmiş olup kullanıcı adı ile girişlerde başlangıçta sorun yaşanabilir , özellikle kullanıcı adında Türkçe Karakter olanlar. Giriş yapmak için kullanıcı adı yerine mail adresiniz ile giriş yapınız. Sorun yaşarsanız erdoganibrahim@msn.com'dan bana ulaşabilirsiniz.İbrahim ERDOĞAN
    Duyuruyu Kapat

Kavuklu İle Pişekar

'Mizah, Oyun, Eğlence' forumunda Serdar Yıldırım tarafından 26 Haziran 2017 tarihinde açılan konu

  1. Serdar Yıldırım

    Serdar Yıldırım Yeni Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2013
    Mesaj:
    64
    Alınan Beğeniler:
    1

    KAVUKLU İLE PİŞEKAR


    Kavuklu: Dün hekime gittim.

    Pişekar: Sonra ne oldu?

    Kavuklu: Baktı, etti.

    Pişekar: İlaç verdi mi?

    Kavuklu: Vermedi.

    Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş.

    Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var.

    Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki?

    Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz.

    Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş.

    Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş.

    Pişekar: Devam et.

    Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermişler.

    Pişekar: Kimin davarı bunlar?

    Kavuklu: Muhtarın.

    Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi.

    Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi.

    Pişekar: Tamam işte.

    Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi.

    Pişekar: Helal be muhtar!

    Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi.

    Pişekar: Yani çeyrek kaldı.

    Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu.

    Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle.

    Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı.

    Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder.

    Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim.

    Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü.




    KAVUKLU İLE PİŞEKAR: FAKİRLİK BAŞA BELA


    Pişekar: Gel bakalım Kavuklu, azıcık laflayalım.

    Kavuklu: Çıktım söğüt dalına, atladım aşağıya.

    Pişekar: Amma yaptın ha! Madem aşağıya inecektin, söğüt dalına niye çıktın?

    Kavuklu: Canım istedi. Hayatta istediğimi keşke yapabilseydim.

    Pişekar: Canının isteyip de yapamadığın neler var?

    Kavuklu: Neler yok ki? Fakir doğdum, fakir gidiyorum. Otuz dört yaşındayım. Bir kesere sap olamadım.

    Pişekar: Derdimi deştin Kavuklu. Seninki de bir şey mi? Bak ben elli yedi yaşındayım, değil keser, bir çakıya sap olamadım.

    Kavuklu: Ama her programdan sonra seyirciler bana, şu Pişekar, ne eğiliyor ne bükülüyor. Tava sapı gibi mübarek, diyorlar.

    Pişekar: Çorbayı karıştır, seyirciyi karıştırma. Doğru dedin, fakir gelen, fakir gider. Ben az gördüm, fakir gelip zengin gideni.

    Kavuklu: Zengin çocuğu olsaydım böyle olmazdı. Köşklerde, yalılarda yaşar, hamama salı günü giderdim.

    Pişekar:Neden salı? Çarşamba günü hamama git.

    Kavuklu: Çarşamba Samsun'da. Bir hamam için, oraya gitmem.

    Pişekar: Hamama ister çarşamba da, ister perşembe de git. Başka neler yapardın?

    Kavuklu: Bahçedeki erik ağacının altına yatar, erik piş, ağzıma düş derdim.

    Pişekar: Kiraz da pişer, armut da pişer. Sen bu kafayla kısa sürede zengin olursun.

    Kavuklu: Ben şimdi zengin mi oldum?

    Pişekar: Tabi ya zengin oldun.

    Kavuklu: Ama cepte beş kuruş yok.

    Pişekar: Zamanla o da olur. En azından zenginliği hayal ediyorsun. Benim hayal gücüm sıfır. Zenginlik bana uzak geçer.

    SON


    Serdar Yıldırım
     

Bu Sayfayı Paylaş